Konular: Sağlık

Görme Engellilere Müjde

Görme yeteneğini kaybedenlere yeniden görebilme şansı tanıyacak kontak lens geliştirildi. Sidney’de New South Wales Üniversitesi’nde yapılan çalışmada kornea hastalığı yüzünden görme bozukluğu yaşayan 4 kişi ve tamamen kör olan bir kişinin gözünden alınan kök hücreler laboratuvar ortamında kontakt lens üzerinde gelişmeye bırakıldı.

Görme Engellilere Müjde

Görme engelliler müjde! Görme yeteneğini kaybedenlere yeniden görebilme şansı tanıyacak kontak lens geliştirildi.Sidney’de New South Wales Üniversitesi’nde yapılan çalışmada kornea hastalığı yüzünden görme bozukluğu yaşayan 4 kişi ve tamamen kör olan bir kişinin gözünden alınan kök hücreler laboratuvar ortamında kontakt lens üzerinde gelişmeye bırakıldı. » Devamını Oku..

Japonlar sonunda bunu da başardı

Japonlar tarımda devrim sayılacak bir uygulamaya imza attı

Japonlar, tüm yıl boyunca açan kiraz ağacı yetiştirdi.

Yüzyıllardır baharın gelişini, çiçek açan kiraz ağaçlarının altında oturarak karşılayan Japonlar, küresel ısınma yüzünden ağaçlar hem zamanından önce hem de az açmaya başlayınca bu geleneklerinin tehlikeye düşmesi kaygısına düştü.

Japonlar tarımda devrim sayılacak bir uygulamaya imza attı

Daily Telegraph’ın haberine göre, Dr. Tomoko Abe ve ekibi, bu tehlikeye karşı, her mevsim açan, çiçekleri daha uzun süre dayanan, daha çok çiçek veren kiraz ağacı yetiştirerek cevap verdi. » Devamını Oku..

Cep telefonu beyin tümörüne neden oluyor

1992’den bu yana Amerika ve dünyanın finans kalbi Wall Street’in saatlerce cep telefonuyla konuşan çalışanlarında beyin tümörü patlaması yaşanıyor.

Dünyaca ünlü Amerikan dergisi GQ, son sayısında cep telefonunun kanserle ilişkisini masaya yatırdı. Üreticilerin sigaranın ilk üretilmeye başlandığı yıllarda kanserojen etkisini gösteren araştırmaları nasıl engellediklerini hatırlatan dergi, cep telefonunun da en az sigara kadar zararlı olduğunu ortaya koyan onlarca araştırma bulunduğunu, ancak cep telefonu firmalarının milyonlarca dolar harcayarak bu araştırmaların ‘hasıraltı’ edilmesini sağladıklarını yazdı.

Vatan Gazetesi’nin haberine göre GQ, cep telefonunun beyinde tümör oluşumuna sebep olduğuna yönelik iddiaların son dönemde ülkenin ünlü finans merkezi Wall Street’te yaşanan gelişmelerle gözle görülür şekilde kanıtlanmaya başladığını da belirtti.

Borsa koridorları panik içinde » Devamını Oku..

Teknoloji korkusu: Elektrofobi

İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Biofizik Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tunaya Kalkan, yeni teknolojilerin insan sağlığı üzerindeki etkileri konusunda yanlış bilgilendirmeyle, toplumda teknolojik gelişmelere ilişkin korku yaratıldığını ve bunun ”elektrofobi”ye dönüştüğünü söyledi.
Yeni teknolojilerin sağlık üzerindeki etkisiyle ilgili yanlış bilgiler korkuya yol açtı.

Prof. Dr. Kalkan, elektromanyetik alanların insan sağlığına etkisi konusunda AA muhabirinin sorularını yanıtlarken, elektromanyetik dalga spekturumunun kozmik ışımalardan nükleer radyasyona, ultraviyoleden kızılötesi ışımaya karar geniş alanda bulunduğunu ve mikrodalga fırın, cep telefonu, baz istasyonu, telsiz yayınları, yüksek gerilim hatları, tıbbi cihazlardaki sistemlerin hepsinin elektromanyetik dalga yaydığını anlattı.

Radyasyon, kozmik ışıma gibi görünür ışığın daha yüksek frekansta bulunduğundan, enerjilerinin de çok yüksek olduğunu kaydeden Kalkan, ”Bu yüksek enerji, bir atomun elektronuna çarpıp, onu oradan koparabiliyor. Elektron koparsa, yenisi gelir ancak, canlı organizmada bir elektron kopartıldığında oradaki işlev, fonksiyon bozulur. Fonksiyonun bozulması hücreyi öldürebilir veya değiştirebilir. Bu değişiklik, canlı organizmanın ölümüne, kanserine gidebilir” diye konuştu. » Devamını Oku..

Damardan pıhtı çeken cihaz umut oldu

Ülkemizde yeni yeni kullanılmaya başlanan bu yöntem ile kalp krizine neden olan pıhtı, cihaz ile Koroner Angio esnasında bir vakum ile çekilerek kana karışması engelleniyor. Bu sayede pıhtının vücudun başka yerlerine gitmesi de önlenmiş oluyor.

Bahar Hastanesinden Kardiyolog Dr. Ali Özeren, bu yöntemde damarın tıkanmasına neden olan pıhtının ince bir tüp ile ilerletilip bir şırınga kullanılarak vakum gibi çekildiğini belirtti. Bu işlemler esnasında hastanın kendinde olduğunu söyleyen Özeren, yöntemin normal koroner angiografi yapılırken uygulandığını ve kalp krizine neden olan pıhtının bu cihazla çıkartıldığını kaydetti. Dr. Özeren, şu bilgileri verdi:

“Bu yöntemin aynı zamanda ülkemizde de kullanıma girdiğini, pıhtı miktarının fazla olduğu kalp krizi gibi riskli hastalarda standart olarak bu yöntemi uygulamaya başladık. Tabii burada en önemli faktör hastalar için en iyisini istememiz. Mehmet bey bize kalp krizi ile gelmiş bir hasta ve yaptığımız incelemede kalp damarının bir pıhtı tarafından tıkandığını belirledik. Bu özel cihaz sayesinde pıhtının fiziksel olarak vücud dışına çıkartılması ile pıhtı parçalarının kana karışarak diğer damarları tıkamasını da engellemiş olduk.” » Devamını Oku..

Cep Telefonunun Zararları

Cep Telefonunun Zararları

Cep telefonumuz yoksa, varlığımızın da bir anlamının kalmayacağı günlere doğru kosar adım  gidiyoruz. Kısa sürede elimiz ayağımız zannettiğimiz bu cihaz sayesinde konusuyor, yazısıyor, fotoğraf çekiyor, TV izliyor, müzik dinliyor, tansiyonumuzu ölçüyor, haberdar oluyor, hesaplarımızı düzenliyor, ödüyor,harcıyor ve daha pek çok sey yapıyoruz.

cep telefonunun zararları

Kulaklarımızı, cep telefonlarının muhtesem islevlerine kabartmısken alın üç yeni gelimse size: Uluslararası Kanser Arastırma Ajansı (IARC), cep telefonlarından ve baz istasyonlarından maruz kalınan radyo dalgalarını içine alan elektromanyetik alanları, muhtemel kanserojen içeren 2-B grubuna aldı. Bu bilgi muğlak geliyorsa, iste daha anlasılır olanı: İngiltere Radyolojik KorumaKurulu’ndan: “Cep telefonları küçük çocuklarda tümör riski yaratıyor.” Bu türden bilgilerden daha çok var; çünkü zaman ilerliyor ve kullandığımız teknolojinin uzun vadede görülecek zararları bir bir ortaya çıkmaya basladı: Dünya iletisim devlerindenAT&T için çalısıp cep telefonunun zararının olmadığını söyleyen Dr. George Carlo, sirketten ayrıldıktan sonra yazıp konusabiliyor ancak: “Laboratuvar deneyleri, cep telefonu radyasyonunun genetik sifre bozukluklarına yol açtığını göstermistir.”Medyada arada bir yayınlanan haberler,cep telefonlarının zararsız olduğu, yapılanarastırmalarda zararının henüz tam olarak tespit edilemediği yönünde bilgilerveredursun; bu harika cihaz sayesinde sağlığımızın büyük bir tehdit altında olduğu, artık bilimsel verilerle ve yüksek sesle dillendirilmeye baslandı. Türkiye’de madalyonun kara yüzü ile ilgili yayınlanan ilk kitap, geçtiğimiz günlerde okurun ilgilisine sunuldu. Hayykitap Yayınları’nın çıkardığı” Tehlikeli Oyuncak” adlı eser, Prof. Dr. Selim Seker ve Anıl Korkut tarafından yazıldı. » Devamını Oku..

Philips’ten onkoloji teşhisinde çığır açan bir cihaz

Philips’ten onkoloji teşhisinde çığır açan bir cihaz:

Diagnostik görüntüleme ve hastabaşı izleme cihazları dalında önde gelen bir üretici olan Philips Medikal Sistemler, doğru teşhis ve tedavi için gereken tüm cihazları dünya çapında geniş bir cihaz portföyü ile sunmaya devam ediyor. Philips ürün grubu, her biri ileri teknoloji ürünü, X-ışınlı sistemler, ultrason sistemleri, manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi, PET, PET/CT sistemleri, hasta başı monitörleri, bilgi yönetimi ve hayat kurtarma sistemlerini ve ayrıca eğitim servislerini kapsıyor.

Philips Onkoloji Cihazı

Philips Onkoloji Cihazı

Philips’ten yeni bir PET/CT
Time-of-flight yapabilen piyasadaki ilk PET/CT sistemi Gemini TF, Philips’in onkoloji teşhisinde geldiği son noktayı gözler önüne seriyor. Türkiye’de yeni PET/CT Gemini TF ürününü tanıtan firma, sistemi ilk olarak İstanbul’da Amerikan Hastanesi’ne kurmuş. Bu sistemin piyasada mevcut diğer sistemlere göre yüzde 50 oranında daha gelişmiş bir doğruluğa sahip olduğu ifade ediliyor. PET/CT sistemi Gemini TF ile ilgili olarak Philips Medikal Sistemler PET CT Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Dr. Matthias Egger ile konuştuk.Time-of-flightGemini TF atomik partikül zaman-ölçümlerini yapabilen ilk PET sistemi olarak, daha iyi görüntü kalitesi ve tutarlılık sunarak, erken teşhisi kolaylaştırıyor. Bu teknolojinin avantajları daha önce araştırmalarla gösterilmiş. Ancak Philips bu teknolojiyi güvenilir ve tutarlı bir klinik kullanıma sunan ilk sağlık teknolojisi çözümü firması oldu. Gemini TF time-of-flight yapabilen piyasadaki ilk PET/CT sistemi. Bu yöntemde gama ışınları küçük zamanlı ölçümlerle daha iyi izlenebilmekte. Efektif görüntüleme hassasiyetini normal PET’e göre iki kezden daha fazla arttıran Gemini TF, hem hastalar hem de klinisyenler için faydalar sunuyor. Tüm vücut bir PET taraması, daha fazla süre gerektiren kilolu hastalar da dahil olmak üzere 10 dakikanın altında gerçekleştirilebiliyor. Tüm diğer Gemini PET/CT modelleri gibi, Gemini TF de hasta konforunu arttıran Philips’e has açık gantri tasarımını sunuyor.
Teknolojik üstünlük
“Portföyümüze eklenen bu ürünümüz, teknolojik üstünlüğümüzü ve bu üstünlüğü hasta bakım çevrimine kusursuz uyum sağlayan klinik çözümlere dönüştürmekteki yeteneğimizi göstermiştir” diyen Philips Medikal Sistemler PET CT Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Dr. Matthias Egger şöyle konuştu: “Üstün performansı ve hastalıkların daha önce teşhis ve tedavisine imkân sağlaması ile Gemini TF, PET için bir dönüm noktasıdır. Daha hızlı örnekleme, kısa ömürlü izotoplardan daha fazla faydalanmaya olanak vermesi ve yeni düşük-verimli izleyicileri kullanması gibi faydaları ile Gemini TF, PET/CT’yi tüm sağlık kuruluşlarının bulundurmak isteyeceği bir modalite haline getirecektir. Ayrıca bu teknoloji geleceğin moleküler görüntüleme uygulamalarının da önünü açacaktır. Yeni TF teknolojisi ile düşük istatistik çalışarak moleküler görüntülemenin temelini ortaya koymuş olduk.”
Time-of-Flight PET’in avantajları
Dr. Matthias Egger, PET/CT Gemini TF ile ilgili avantajları şu şekilde sıraladı: “Konvansiyonel bir PET sisteminde önce hastaya azalmakta olan bir radyoaktif madde enjekte edilir. Radyoaktif materyal bozulurken pozitron adlı parçacığı açığa çıkarır. Pozitron elektron ile çarpışarak 180 derece zıt yönde uzaklaşan iki gama ışını oluşturur. PET tarayıcı bu gama ışınlarını yakalayarak radyoaktif maddenin yoğunlaştığı bölgeyi hesaplar ve görüntüyü oluşturur. Her gama ışını çifti, yerlerine de bağlı olarak tarayıcıya bir zaman farkı ile ulaşmalarına rağmen, geleneksel sistemlerde bu fark göz önüne alınmaz. Time-of-flight ile bu zaman farkı ölçülebilir ve bu daha doğru hesaplama sayesinde görüntü kalitesi çok daha iyi olarak elde edilir. Gemini TF, performansta büyük bir ilerleme sağlamış ve 2, 3 faktör performansı daha hızlandırmıştır. Az doz kullanılıyor ve zamandan büyük tasarruf sağlanıyor. Görüntü kalitesi işin temeli ve çok önemli. Bu cihazla yakalanan görüntü kalitesi artık eskiden 100 kilo üstü hastalarda görüntüde sıkıntı meydana gelirken şimdi 140 kilo ve üstü hastaları aynı görüntü kalitesi ile çekebiliyoruz. Bu teknoloji öncesinde obez hastalarda görüntü kalitesi yakalanamadığından teşhiste kolaylık sağlanamıyordu. Şimdi obez hastaların da teşhiste eşit hakları var. Başlangıçta teknoloji yeni bir teknoloji olduğu için bu teknolojiye yatırım yapanlar, satın alanlar Philips’e güvendikleri, inandıkları ve teknolojinin en üst teknoloji olduğu ve kavradıkları için bu yatırımı yaptılar. Cihazlar kurulup, sonuçlar alınmaya başlandığında cihaz beklentilerin çok daha üzerinde bir memnuniyet oluşturdu.” PET/CT Gemini TF teknolojisi ile 2 milimetreye kadar lezyonların görüntülenebildiğini ifade eden Dr. Egger, “PET CT cihazları % 90 onkoloji amaçlı kullanılan cihazlardır. Artık çok küçük kanserli lezyonları bile görüntüleme imkânı tanımakta. Bu teknoloji ve bu sistemle 2 milimetreye kadar lezyonları görüntüleyebiliyoruz. Bu sistemde FDG denen bir doz kullanımı söz konusu. Doz % 60 azaltılarak verilmekte. % 40’lık bir doz ile görüntü kalitesi yakalanıyor ve doz azaltmadan dolayı ekonomik bir avantaj sağlanmış oluyor.Amerika’da üretiliyorPhilips’in 2001 yılında Nükleer tıp sektöründe hizmet veren, Adac Laboratuvarları ile Marconi Medikal Sistemleri satın aldığını hatırlatan Dr. Matthias Egger, “Bu iki şirketi satın alan Philips 2003 yılında yeni hızlı kristalleri ile yeni PET/CT tanıtımı ile PET/CT piyasasına girdi. Time-of-flight teknolojisi 25 yıldır üzerinde çalışılan bir teknoloji ama bunu ticari bir ürün olarak piyasaya çıkaran ilk ve tek firma Philips’tir. Hollanda firması olmamıza rağmen PET/CT cihazında üretim yerimiz Amerika’dır. Philips bünyesine katılan Adac ve Marconi’nin imkânlarını kullanıyoruz. Kendisini ve teknolojisini kanıtlamış olan ve Philips bünyesine katılmış olan bu firmaların üretim merkezlerini kullanıyoruz” dedi.Dünya genelinde 40 sistem kullanılıyorGemini TF teknolojisini ilk olarak Mart 2006’da anons ettiklerini belirten Dr. Egger, “İlk sistemi 2006 yılının Haziran ayında transfer ettik. 40 tane sistem şu anda dünya üzerinde klinik kullanımdadır. Ama çok sayıda da sipariş alındı. Önümüzdeki aylarda bu cihazların transferleri gerçekleştirilecek. Gemini TF teknolojisi dünya pazarı tarafından çok iyi karşılanan ve değerlenen bir sistem oldu. Çok büyük bir Pazar payı var. Time-of-flight teknolojisini üreten başka bir firma şu anda yok. Ürün olarak piyasaya sunmuş olan başka firma yok diyebilirim. Türkiye’de ise PET/CT’de belli bir Pazar var. Bu pazarda beraberinde bir potansiyeli oluşturmuş durumda. Biz bu potansiyeli gördük. TF teknolojisini alan Dünyadaki sayılı ülkelerden bir tanesi de Türkiye’dir. Amerikan Hastanesi’nde kullanıma girmiştir. Amerikan Hastanesi de TF teknolojisini kullanarak dünyadaki sayılı merkezler arasında girmiştir. Türkiye’de bu konuda yükselen bir potansiyel var” diye konuştu.
“Üniversiteler ile çalıştık”
Gemini TF teknolojisini çalışırken birçok partnerleri olduğunu anlatan Dr. Matthias Egger, “Üniversiteler ile beraber çalıştık. Bize bu teknolojiyi geliştirirken en büyük desteği sağlayan Amerika’daki Pensilvanya Üniversitesi’dir. Hâlâ da gelişim sürecini devam ettiriyoruz. Başka üniversitelerde oldu ama en büyük desteği Pensilvanya Üniversitesinden aldık. Philips’in fark meydana getirdiği en önemli konulardan biri de Ar-Ge Laboratuvarları’na yaptığı yatırımdır. Dünya üstünde birçok yerinde laboratuvarlarımız var. Özellikle PET için çalıştığımız laboratuvarlarımız Ahen ve Hamburg’dadır. Buralarda ileri uygulamalarda Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmekteyiz” dedi.
“Gemini TF heyecan verdi”
Dr. Egger sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bugüne kadarki cihaz teknolojisini, sistem teknolojisini Gemini TF ile en üst noktaya taşıdık. Tabi ki teknoloji gelişmeye devam edecek ama bundan sonraki gelişmeler klinik bazda, teşhise yönelik daha iyi ne yapılabilir yönünde olacaktır. Bütün çalışmalarımız klinik açıdan klinisyenlere daha çok yardımcı olmak yönünde olmaktadır. TF teknolojisinin hayata geçmesi için çalışan insanların, çalışmalarını 25 yıl sonra gerçek bir ürün olarak piyasada olduğunu görmeleri onlar için çok büyük, heyecan verici bir olay. Cihazın klinik sonuçları umut verici. Hastalara getirmiş olduğu faydaları da gözlemliyoruz.” Philips, kardiovasküler sistemler, dijital radyografi sistemleri, ultrason ve görüntüleme sistemlerinin yanı sıra, son olarak da tıbbi bilgi işlem alanında da yeni çözümler üretmeyi hedefliyor.

sağlığa zarar vermeyen cihaz üretecekler

Süleyman Demirel Üniversitesinde (SDÜ) insan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen veya zararı aza indirilmiş kablolu ve kablosuz cihaz geliştirilmesi için çalışmalara başlandı.

sağlıklı makineler üretilecek

SDÜ Mimarlık Mühendislik Fakültesi Elektronik Haberleşme Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selçuk Çömlekçi, AA muhabirine yaptığı açıklamada, SDÜ Tıp Fakültesi öğretim üyeleri ile ”Kablosuz ve kablolu cihazların zararları” konulu çalışma yaptıklarını hatırlattı.

Çalışmanın sonuçlandığını, günlük hayatta kullanılan ürünlerin ne derece zararlı olduğunu bir kez daha ortaya koyduklarını ifade eden Çömlekçi, ”Zararı yoktur, bir şey yapmaz dediğimiz birçok cihazın insan vücuduna ciddi zararlar verdiğini tespit ettik, bu doğrultuda daha az zarar verecek veya hiç vermeyecek cihazlar geliştirilmesi için çalışmalara başladık” dedi. » Devamını Oku..

Pet şişeleri suçlayanlar KANIT buldular

Diğer kimyasallarla kombine olarak plastik yapımında uzun yıllardır kullanılan Bisfenol A (BPA) maddesinin bağırsaklardaki olumsuz etkisi bilimsel olarak kanıtlandı.

Fransız araştırmacılar tarafından fareler üzerinde yapılan ve sonuçları Amerikan Bilimler Akademisinin (PNAS) dergisinde yayımlandı. Araştırmada bazı biberonlar, su damacanaları, sert plastik bardaklar, yeniden kullanılabilir besin kapları, gıda ambalajları gibi günlük hayatta sıklıkla kullanılan malzemelerde yer alan Bisfenol A’nın bağırsak üzerinde olumsuz etki yarattığı ortaya konuldu.

Pet şişeler suçsuz değil

Pet şişeler suçsuz değil

BPA ile ilgili bugüne kadar yapılan araştırmaların çoğu, bu maddenin üreme ve beyin gelişimine etkisini kapsarken, Fransa’nın Toulouse kentinde bulunan Ulusal Gıda Araştırmaları Enstitüsü (IRNA) araştırmacıları, BPA’nın ilk temas ettiği organ olan bağırsak üzerine yoğunlaştı ve maddenin olumsuz etkisini bilimsel olarak kanıtladı. » Devamını Oku..

Get Adobe Flash player