2 bin 200 yıllık mezarda hazine

Kafkaslarda bir mezarlıkta araştırmalar yapan arkeologlar, bir savaşçının mezarını keşfetti.

2 bin 200 yıllık mezarda hazine

2 bin 200 yıllık mezarda hazine

Kafkaslarda bir mezarlıkta araştırmalar yapan arkeologlar, iki bin yıldan daha eski bir tarihte yaşadığı düşünülen bir savaşçının mezarını keşfetti.

Mezarda, mücevherden zincirli zırhlara kadar çok değerli bir hazine ve savaşçının bacakları arasına yerleştirilmiş 91 cm uzunluğunda demir bir kılıç bulundu. Mezardaki bazı eşyalar, antik kabilelerin kültürüne ait yeni bulgular ortaya koydu.

Rusya’ya bağlı Krasnodar Krai bölgesinde bulunan Mezmay kasabası yakınlarında bulunan antik mezarlıkta, iki bin yıl öncesine uzanan bir hazine ve bu hazineyle beraber gömülmüş olan bir savaşçının iskeleti bulundu.

‘Ancient Civilizations from Scythia to Siberia’ dergisinde yayımlanan araştırmada yer alan arkeologlar, mezarda aynı zamanda iki bronz miğfer buldu. Parçaları bir araya getirilen miğferlerin bir tanesinde kıvrık kuzu boynuzları çiziliyken, diğerinde tepelere benzeyen üçgenler, zigzaglar ve diğer farklı şekiller olduğu görüldü.

Mezar yağmacıları tarafından 2004 yılında ortaya çıkarılan antik mezarlık, 2005 yılında yetkililer tarafından koruma altına alındı. Yağmacılardan zarar görmeyen savaşcının mezarında, kılıcın ucu savaşçının leğen kemiğine bakacak şekilde yerleştirilmişti. Ayrıca, kılıcın ucunda yuvarlak altın bir plaka bulundu.

Savaşçının mezarından, silahlar ve hazinenin dışında üç at, bir inek ve bir yaban domuzunun kafatası çıktı.

2 BİN 200 YAŞINDA

Araştırmada yer alan Ukrayna Arkeoloji Bilimleri Enstitüsü Ulusal Akademis’nden Valentina Mordvintseva, “Bu hayvanlar antik dönemlerde yaşamış barbar kabileler için değerliydi. Bu hayvanların kafataslarıyla gömülmeleri, gömülen kişinin kabilelerinde ve ailelerinde saygın biri olduklarını gösteriyor” dedi. Mordvintseva, “Bu savaşçının kim olduğunu söylemek çok zor ama bir kabile şefi olduğu izlenimi veriyor” dedi.

Arkeologlar, mezarda bulunan eşyalara dayanarak, eşyaların 2 bin 200 yıl öncesine uzandığını tahmin ediyor. Yunan kültürünün Asya’da popüler olduğu bu dönemde gömülen savaşçının bulunduğu mezarın ise M.Ö 3’üncü yüzyıla uzandığı düşünülüyor.

LiveScience sitesine açıklama yapan Mordvintseva, ‘mezarlıktaki eşyalarlar belli kültürler arasında bağlantı kurmanın çok zor olduğunu, yüksek dağlık arazide yer alan mearlığın, bir zamanlar ticari bir geçiş noktası veya antik uygarlıklar arasında bir yol görevi görmüş olabileceğini’ ifade etti.

Oldukça geniş bir alanda yaşayan antik kabileler, her ne kadar Yunan kültüründen etkilenmiş olsalar da kendi yaşam tarzlarını korudu. Mordvintseva, “Materyal kültürleri, kendileriyle gurur duyduklarını ve kültürlerini yüzyıllar boyunca koruduklarını gösteriyor” dedi.

ALTIN HAZİNE

Mordvintseva’nın bahsettiği kültür, altın madenciliğine de dayanıyordu. Savaşçının mezarında, 10’dan fazla altından yapılmış eşya bulundu. Bu eşyalar arasında en dikkar çekeni, ortasında taş kristaller bulunan, ince işlenmiş altın bir tokaydı. . Sadece 5.8×4.8 cm ölçülerinde olsa da, tokanın çok katmanlı süslemelere sahip olduğu görüldü.

Mordvintseva, ‘taş kristallerin, tokanın iki tarafında açılan deliklerle içine doldurulduğunu’ belirtti.

Araştırmacılar, ilk kez antik kabilelerde altın kılıçların dekor amaçlı kullanıldığını gördüklerini, ayrıca kılıçların ve kınlarının aksesuar takılabilecek şekilde yapıldığına dikkat çekti. 2 bin 200 yıl önce yaşamış olan savaşcının mezarında bulunan demir kılıçta altın bir plaka görüldüğü gibi, kınında da dekor yerleştirilebilecek oyuk olduğu görüldü.

Mordvintseva, “Mezarda bulunan bazı eşyalar dekoratif amaçlı yapılmış. Bu daha önce hiçbir yerde görülmeyen bir keşif” dedi.

Paylaş