Konular: DNA

Fillerin atası klonlanacak

Japon ve Rus bilimadamlarının ”Jurrassic Park” tarzında bir araştırmaya imza atarak soyu tükenen mamutu klonlamayı planladıkları bildirildi.

Rusya’daki Sibirya Mamut Müzesi araştırmacıları ile Japonya Kinki Üniversitesi bilimadamları, bu yıl Ağustos ayında buldukları mamuta ait kaval kemiğini klonlama için kullanacaklarını belirtti.

'Jurrassic Park'' tarzında bir araştırma.

''Jurrassic Park'' tarzında bir araştırma.

Klonlama işleminin 5 yıl içerisinde tamamlanacağını belirten bilimadamları, çok iyi durumdaki kemik iliğinin içerisindeki hücre çekirdeği ile afrika filinin yumurtasını kullanarak embriyo elde etmeyi planlıyor. » Devamını Oku..

Cep telefonu baş ağrısı yapıyor

Telefonların mümkün olduğunca vücuttan uzak tutulması gerektiği belirtiliyor

Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Aslan Tekataş, cep telefonlarından yayılan elektromanyetik dalgaların, DNA üzerine etki yaparak insan vücudunda tümöre yatkınlık oluşturduğunu belirtti.

Yrd. Doç. Dr. Tekataş, Trakya Üniversitesi Başhekimlik toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında, cep telefonlarının insan sağlığına pek çok zararı olduğunu söyledi.

Telefonların mümkün olduğunca vücuttan uzak tutulması gerektiği belirtiliyor

Telefonların mümkün olduğunca vücuttan uzak tutulması gerektiği belirtiliyor

» Devamını Oku..

ALS’ye neden olan gen bulundu

ALS hastalığına neden olan geni bularak, yüzbinlerce hastaya umut verdiler…
İtalyan ve Amerikalı bilimadamları, Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) hastalığına neden olan geni bularak, tedavi edilmeyi bekleyen yüzbinlerce hastaya umut verici bir araştırmaya imza attı.

Ankara- Il Giornale gazetesinde yayımlanan habere göre, bilimadamları, 10 yıllık bir araştırmanın sonunda hastalığın nedeninin, “c9orf72″ adlı genin mutasyonu olduğunu tespit etti.

ALS'ye neden olan gen bulundu

ALS'ye neden olan gen bulundu

» Devamını Oku..

Transistörün tahtı tehlikede

Bu çalışmalar bittiğinde işlemcilerdeki transistörlerin yerini bakın hangi maddeler alacak.

Bilgisayar devrinde silikonun karşısına artık DNA’lar çıkmaya hazırlanıyor. Caltech’ten araştırmacılar silikonun üzerindeki transistörlerin yerine biyokimyasal devreler kurarak küçük işlemleri yapmayı başardı.

Transistörün tahtı tehlikede

Transistörün tahtı tehlikede

“Bildiğiniz gibi bilgisayar endüstrisinde sürekli daha da iyi bilgisayarlar yapmak istersiniz. Biz de bunu yapmak istiyoruz. Daha karışık görevler için daha da iyi biyokimyasal devreler yapmak amacımız” diyen Caltech araştırmacıları, elektronik devrelerde transistörlerin yaptığı işleri DNA’lara yaptırdıklarını açıklıyor. » Devamını Oku..

Dev tavşanın gizemi

N. Rex, günümüzdeki tavşanlardan altı kat daha iriydi.

İspanya’da bulunan dev tavşan fosilinin gelmiş geçmiş en iri tavşan türüne ait olduğu açıklandı. Günümüzdeki tavşanların aksine zıplayamayan bu türün herhangi bir düşmanı da bulunmuyordu.

N. Rex, günümüzdeki tavşanlardan altı kat daha iriydi.

N. Rex, günümüzdeki tavşanlardan altı kat daha iriydi.

Katalan Paleontoloji Enstitüsü’nden Dr. Josep Quintana ve arkadaşları Nuralagus rex adı verilen yeni tütrün 3 ile 5 milyon yıl önce Minorka adasında yaşadığını açıkladılar. Günümüzdeki tavşanlardan altı kat daha iri olan bu türe bulunduğu adadan yola çıkarak Minorka’lı Kral Tavşan da deniyor. » Devamını Oku..

Radyasyon nasıl etkiliyor…

Radyasyon kanserin birinci dereceden sorumlusu.

Japonya’yı sallayan 8,9 şiddetindeki depremden sonra Fukuşima Nükleer Santrali’ndeki reaktör patlamaları ve radyasyon sızıntısı akıllara bir kez daha Çernobil faciasını ve radyasyonun canlılar üzerindeki etkisini getirdi. 20. yüzyılın en büyük nükleer kazası olan Çernobil reaktör kazası, Nisan 1986’da Ukrayna’nın Kiev bölgesine bağlı Çernobil kentinde meydana geldi ve yıkıcı sonuçlar doğurdu.

Çernobil kazasından sonra çok sayıda insan ilk birkaç saat içinde yüksek dozda radyoaktif iyodine maruz kaldı. Radyoaktif iyodinin neden olduğu en önemli sağlık sorunlarından biri, çocukluk çağı tiroit kanserleri. Zaten kazadan sonraki ilk aylarda, radyoaktif iyodin düzeyi yüksek sütlerden içen çocuklar, yüksek radyasyon dozları aldı ve 2002 yılına kadar bu grup içinde 4000’den fazla tiroit kanseri teşhis edildi.

Radyasyon kanserin birinci dereceden sorumlusu.

Radyasyon kanserin birinci dereceden sorumlusu.

» Devamını Oku..

Modern insanların kökeni

Son araştırmalar, modern insanın atalarının doğu değil güney Afrika’da olabileceğini gösteriyor.

Son genetik araştırmalar, modern insanın atalarının doğu değil güney Afrika’da olabileceğini gösteriyor.

İstanbul- Kapsamlı bir genetik araştırma, modern insanların kökeninin güney Afrika olduğuna işaret ediyor. Araştırmaya göre, güney Afrika, avcı-toplayıcı nüfusun en fazla genetik çeşitlilik gösterdiği bölge. Bu çeşitlilik uzun yaşama işaret ediyor. Araştırma bu veriye dayanarak güney Afrika’nın modern insanların kökeni olabileceğini vurguluyor. Daha önceki araştırmalar, doğu Afrika’ya odaklanıyordu.

Modern insanların kökeni

Modern insanların kökeni

» Devamını Oku..

Uzayda üremek mümkün mü?

Uzayda üremek mümkün mü?

NASA, uzayda üremenin olanaklarını araştırdı.
Amerikan Uzay ve Havacılık Dairesi’nin (NASA) araştırmasına göre, insan vücudunun yoğun kozmik radyasyon bombardımanına maruz kalmasından ötürü, uzayda üreme olanaksız görünüyor.

Ankara- NASA’nın California’daki Ames Araştırma Merkezi’nden bilimadamları, uzay aracında etkin bir kalkan sistemi olmazsa, kuvvetli proton parçacıklarının, uzayda, gebelik oluşan dişi embriyoyu kısırlaştırabileceği ve parçacıkların sperm sayısını iyice azaltacağından, erkeklerin cinsel gücünü de olumsuz etkileyeceği sonucuna vardılar.

Journal of Cosmology’de yayınlanan araştırmada, onlarca, yüzyıllarca veya daha uzun sürecek uzak gezegenlere yolculuğun, oralarda koloni kurulmasını olanaksız kılacağı belirtilerek, şu anki uzay kalkanı teknolojisinin bu tip radyasyondan yeterince korunma imkanı sağlamadığı kaydedildi. » Devamını Oku..

DNA’dan saç rengi belirlenecek

DNA’dan saç rengi belirlenecek

DNA örnekleri artık saç renginin belirlenmesine de yardımcı olabilecek.
Paris – Yeni bir teknik sayesinde bundan böyle kişinin kızıl mı yoksa siyah saçlı mı olduğu yüzde 90′ın üzerinde, kişinin kumral mı sarışın mı olduğu da yüzde 80 kesinlikle bilinebilecek.

dna ile saç rengi belirlenebilecek

dna ile saç rengi belirlenebilecek

“Human Genetics” dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, DNA ile ton farklarını anlamak bile mümkün olabilecek. » Devamını Oku..

Üçüncü bir insan türü bulundu

Üçüncü bir insan türü bulundu

Bulgular yakın zamanda var olmuş bir üçüncü insan türünün varlığına işaret ediyor.
30.000 yaşındaki fosiller, Neandertal ve modern insanın dışında dünya üzerinde yakın zamanda var olmuş bir üçüncü insan türünün varlığına işaret ediyor.

Üçüncü bir insan türü bulundu

Üçüncü bir insan türü bulundu

Bilimciler, Sibirya’daki Altay Dağlarında bulunan Denisova Mağarası’nda buldukları 30.000 yaşındaki buluntuların diş ve parmak kemiklerinden aldıkları DNA örneklerini analiz ettiler ve bunun eski ve farklı bir insan türüne ait olduğunu açıkladılar. » Devamını Oku..

Avrupaya tarımı Türkler öğretti

Müthiş Araştırmadan Türkler çıktı

Adelaide Üniversitesi, Avrupa’da yarım asırdan fazladır geçerli olan bir inancı yıktı.
Avustralya’nın Adelaide Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, Avrupa’da yarım asırdan fazladır geçerli olan bir inancı yıktı. Araştırmaya göre, Avrupa’ya tarımı Yakın Doğu ve Anadolu’dan gelen toplumlar öğretti. Dahası, sanıldığının aksine Avrupa’daki avcı-toplayıcı toplumların göçmenler tarafından yok edilmediği, aksine kaynaştıkları ortaya çıktı.

Geçtiğimiz günlerde yayımlanan bir araştırma, çiftçiliğin antik Yakın Doğu’dan gelen göçmenlerle başladığını ortaya koydu.

Bilim insanları, Almanya’daki antik bir mezarlıktan çıkartılan, çiftçilere ait 8 bin yıllık kalıntılara DNA analizi uyguladı. Elde edilen bulgular, modern toplumlardaki nüfusların DNA’larıyla karşılaştırıldı ve çiftçilerin genetik kodlarının Türkiye ve Irak’ta yaşayan insanlarınkine benzerlik gösterdiği anlaşıldı. » Devamını Oku..

DNA hasarına karşı önlem alın

Kanserin en önemli nedeni olan “DNA Hasarına” karşı nasıl önlem alabiliriz?

İnsan vücudunda her gün, her bir hücremizde 10.000 civarında DNA hasarı, yani mutasyon meydana geliyor. Eğer bu mutasyonlar aynı hızla onarılamazlarsa hücrelerin kanserleşmesine veya dejeneratif hastalıkların ortaya çıkmasına neden olurlar. DNA’nın tamirinde kaçınılmaz olarak eksiklikler kalacağını dikkate alarak, öncelikle DNA hasarını artıran etkenlerden uzaklaşmak gerekir. Anti-oksidanlar ve Serbest Radikaller Araştırma Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Yaman Er, DNA hasarının nasıl oluştuğunu ve onarımı için nasıl önlem alabileceğimizi anlattı.

DNA hasarı hangi hastalıklara yol açıyor?

DNA hasarı bizi hayatta tutan hücre metabolizmasının yan ürünü olan serbest radikaller yüzünden her an ve kaçınılmaz olarak zaten vardır. Bu motoru çalışan bir arabanın egzozundan kaçınılmaz olarak zehirli gaz çıkarması gibidir. Bu hasarlar, doğal DNA onarıcı sistem tarafından olabildiğince onarılmaya çalışılır. Ancak çevresel zararlıların, sigara gibi zararlı alışkanlıkların, hatalı beslenmenin, stresli yaşam tarzının etkisi ile doğal onarım kapasitemiz artan hasarların tamamını onarmaya yetmez ve hasarlar birikerek ya dejeneratif hastalıklara, kansere yol açar ya da hücre ölümü ile sonuçlanır. » Devamını Oku..

Üç ebeveynli bebekler geliyor

Bilim adamları, kalıtsal hastalıklardan arındırılmış, üç ebevynli embriyo geliştirdiler.

İngiliz bilim adamları, “tasarım bebekler” çağının öncüsü olan bir çalışmaya imza atarak, kalıtsal hastalıklardan arındırılmış, üç ebevynli insan embriyosu geliştirdiler.

İngiliz basınında yer alan habere göre, iki anneli ve bir babalı embriyolar, bazısı doğumdan birkaç saat içinde ölüme yol açabilen, tedavisi olmayan kas, beyin, kalp ve sindirim sistemi hastalıklarından arındırıldı.

Newcastle üniversitesi bilim adamları, üç yıl içinde, ailesinde kalıtsal hastalık bulunan kadınların, dünyaya sağlıklı bir bebek getirme imkanına kavuşabileceğini söylediler. » Devamını Oku..

DNA nedir?

DNA

Çekirdek içindeki DNA ve RNA moleküllerine kısaca nükleit asit denir. Nükleit asitler bir canlının yaşamını sürdürmesi için şart olan moleküllerdir. Çünkü hücre içindeki tüm hayatsal faaliyetler için nükleik asitlere ihtiyaç vardır. Nükleit asitler nükleotitlerden oluşmuştur.

DNA

Organik bazlar: Adenin(A), Guanin(G), Timin(T), Sitozin(C) ve Urasildir(U).
Şekerler: Beş karbonlu şekerler olup, Riboz ve Deoksiriboz şekerleridir. Nükleotitler taşıdıkları bazlara göre aşağıdaki gibi isimlendirilirler: » Devamını Oku..

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes