Konular: onkoloji

“Süt için, süt içirin” dediler

Son günlerde özellikle çocuklara süt içirilmemesi yönündeki açıklamalara tepki…

Son günlerde özellikle çocuklara süt içirilmemesi yönündeki açıklamalara tepki gösteren Hacettepe Üniversitesi’nden, “Düzenli süt için” önerisi geldi.

"Süt için, süt içirin" dediler

"Süt için, süt içirin" dediler

Türkiye’nin en büyük üniversitelerinden biri olan ve önemli bilimsel araştırmalara imza atan Hacettepe Üniversitesi (HÜ), son günlerde özellikle çocuklara süt içirilmemesi yönündeki açıklamalara tepki göstererek, kanserden korunma, diş sağlığı, kemik gelişimi ve bağışıklığın kuvvetlenmesinde olmazsa olmaz olarak gösterdikleri sütün, mutlaka içilmesi gerektiğini vurguluyor. » Devamını Oku..

Kanserin en iyi ilacı: Tarhana

Kanserden korunmanın çok önemli bir yolu daha varmış meğer: Tarhana…

Hacettepe Üniversitesi Prevantif Onkoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İsmail Çelik, kanserden korunmada beslenmenin önemine vurgu yaparken, halka, televizyondan duyduklarını değil, anneannelerinden duyduklarını yemelerini önerdi.

Tarhana en iyi kanser ilacı!

Tarhana en iyi kanser ilacı!

Anadolu kültüründeki yemek anlayışına uygun beslenmenin altını çizen Çelik, “Tarhana çorbasının içeriğinde o kadar kanserden koruyan madde var ki… Yoğurdundan domatesine içindekilere bir baksınlar” değerlendirmesinde bulundu. » Devamını Oku..

Lösemi için yeni umut mu var?

Nanoteknolojiyle tedavi konusunda tıpta çığır açtı.

ABD’de yaşayan Türk profesör Fatih Uçkun ve ekibi çocuklarda görülen löseminin nanoteknolojiyle tedavisi konusunda tıpta çığır açtı.

Lösemili Çocuklar Vakfı’nın bilimsel sempozyumuna katılan Prof. Dr. Fatih Uçkun ve ekibi lösemili hücreyi ‘daha gelişmeden’ teşhis etmeyi başardı. Uçkun “Çalışmayı geliştirmek 4-5 yılı bulabilir. Ama bu süreç tamamlandığında lösemi yüzde 100 tedavi edilerek ve kontrol edilebilir bir hastalık haline gelecek” müjdesini verdi.

Nanoteknolojiyle tedavi konusunda tıpta çığır açtı.

Nanoteknolojiyle tedavi konusunda tıpta çığır açtı.

» Devamını Oku..

Onkoloji hastalarına umut

Onkoloji hastalarına umut

Onkolojik klinik araştırmalar, kanser hastalarına umut vaat ediyor.
Her geçen gün görülme sıklığı artan kanser vakalarında, mevcut tedavinin yanı sıra yurt içi ve yurt dışında eş güdümlü olarak yürütülen onkolojik klinik araştırmalar, kanser hastalarına umut vaat ediyor.

Gönüllülük esasına dayanan ve hastanın yararına olan bu araştırmalara katılan hastalar, klinik araştırmalarla mevcut ilaçlardan daha fazla umut vaat eden ilaca ulaşma imkanına kavuşabiliyor. Hasta, sağlığı için en az riski taşıyan ve kendisi için daha olumlu sayılabilecek olanaklar içinde tedavi imkanı bulabiliyor. Tedavi sürecinde sigortalanan gönüllü hasta, istediği anda, hiç bir sebep belirtmeden bütün faz çalışmalarından ayrılabiliyor.

Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, klinik araştırmaların, bilimin birçok hastalığın tedavisinde önemli adımlar atılmasına katkı sağladığını ve tamamen hastaların yararına olduğunu söyledi. » Devamını Oku..

Hayat kurtaran öneriler

“Aynı soydan üç kişide meme kanseri varsa, diğerleri memelerini boşalttırıp estetik yaptırmalı”

Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı Prof. Dr. Demirkazık, “Aynı soydan üç kişide meme kanseri varsa, diğer üyeler memelerini boşalttırıp estetik yaptırmalı” dedi.

Tıbbi Onkoloji Derneği Başkanı ve Ankara Üniversitesi (AÜ) İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Demirkazık, kanserden korunmada çoğu zaman gereğinden fazla tetkik yapılabildiğini, kimi zaman da bazı tetkiklerin gerekli zaman aralıklarında tekrarlanmadığını söyledi. Check-up adı altında yapılan birçok tetkikin kanser araştırması için belirleyici olmadığını vurgulayan Demirkazık, çok sayıda kanser türü olduğu ve bunların sadece birkaç tanesinin (kolon karsinomu, kadınlarda meme ve rahim ağzı kanseri) taranabildiğini ifade etti. Demirkazık, “Testlerde kişi, fazladan radyasyon alır” uyarısında bulundu.

PET taraması da işe yaramaz » Devamını Oku..

Philips’ten onkoloji teşhisinde çığır açan bir cihaz

Philips’ten onkoloji teşhisinde çığır açan bir cihaz:

Diagnostik görüntüleme ve hastabaşı izleme cihazları dalında önde gelen bir üretici olan Philips Medikal Sistemler, doğru teşhis ve tedavi için gereken tüm cihazları dünya çapında geniş bir cihaz portföyü ile sunmaya devam ediyor. Philips ürün grubu, her biri ileri teknoloji ürünü, X-ışınlı sistemler, ultrason sistemleri, manyetik rezonans, bilgisayarlı tomografi, PET, PET/CT sistemleri, hasta başı monitörleri, bilgi yönetimi ve hayat kurtarma sistemlerini ve ayrıca eğitim servislerini kapsıyor.

Philips Onkoloji Cihazı

Philips Onkoloji Cihazı

Philips’ten yeni bir PET/CT
Time-of-flight yapabilen piyasadaki ilk PET/CT sistemi Gemini TF, Philips’in onkoloji teşhisinde geldiği son noktayı gözler önüne seriyor. Türkiye’de yeni PET/CT Gemini TF ürününü tanıtan firma, sistemi ilk olarak İstanbul’da Amerikan Hastanesi’ne kurmuş. Bu sistemin piyasada mevcut diğer sistemlere göre yüzde 50 oranında daha gelişmiş bir doğruluğa sahip olduğu ifade ediliyor. PET/CT sistemi Gemini TF ile ilgili olarak Philips Medikal Sistemler PET CT Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Dr. Matthias Egger ile konuştuk.Time-of-flightGemini TF atomik partikül zaman-ölçümlerini yapabilen ilk PET sistemi olarak, daha iyi görüntü kalitesi ve tutarlılık sunarak, erken teşhisi kolaylaştırıyor. Bu teknolojinin avantajları daha önce araştırmalarla gösterilmiş. Ancak Philips bu teknolojiyi güvenilir ve tutarlı bir klinik kullanıma sunan ilk sağlık teknolojisi çözümü firması oldu. Gemini TF time-of-flight yapabilen piyasadaki ilk PET/CT sistemi. Bu yöntemde gama ışınları küçük zamanlı ölçümlerle daha iyi izlenebilmekte. Efektif görüntüleme hassasiyetini normal PET’e göre iki kezden daha fazla arttıran Gemini TF, hem hastalar hem de klinisyenler için faydalar sunuyor. Tüm vücut bir PET taraması, daha fazla süre gerektiren kilolu hastalar da dahil olmak üzere 10 dakikanın altında gerçekleştirilebiliyor. Tüm diğer Gemini PET/CT modelleri gibi, Gemini TF de hasta konforunu arttıran Philips’e has açık gantri tasarımını sunuyor.
Teknolojik üstünlük
“Portföyümüze eklenen bu ürünümüz, teknolojik üstünlüğümüzü ve bu üstünlüğü hasta bakım çevrimine kusursuz uyum sağlayan klinik çözümlere dönüştürmekteki yeteneğimizi göstermiştir” diyen Philips Medikal Sistemler PET CT Uluslararası Satış ve Pazarlama Direktörü Dr. Matthias Egger şöyle konuştu: “Üstün performansı ve hastalıkların daha önce teşhis ve tedavisine imkân sağlaması ile Gemini TF, PET için bir dönüm noktasıdır. Daha hızlı örnekleme, kısa ömürlü izotoplardan daha fazla faydalanmaya olanak vermesi ve yeni düşük-verimli izleyicileri kullanması gibi faydaları ile Gemini TF, PET/CT’yi tüm sağlık kuruluşlarının bulundurmak isteyeceği bir modalite haline getirecektir. Ayrıca bu teknoloji geleceğin moleküler görüntüleme uygulamalarının da önünü açacaktır. Yeni TF teknolojisi ile düşük istatistik çalışarak moleküler görüntülemenin temelini ortaya koymuş olduk.”
Time-of-Flight PET’in avantajları
Dr. Matthias Egger, PET/CT Gemini TF ile ilgili avantajları şu şekilde sıraladı: “Konvansiyonel bir PET sisteminde önce hastaya azalmakta olan bir radyoaktif madde enjekte edilir. Radyoaktif materyal bozulurken pozitron adlı parçacığı açığa çıkarır. Pozitron elektron ile çarpışarak 180 derece zıt yönde uzaklaşan iki gama ışını oluşturur. PET tarayıcı bu gama ışınlarını yakalayarak radyoaktif maddenin yoğunlaştığı bölgeyi hesaplar ve görüntüyü oluşturur. Her gama ışını çifti, yerlerine de bağlı olarak tarayıcıya bir zaman farkı ile ulaşmalarına rağmen, geleneksel sistemlerde bu fark göz önüne alınmaz. Time-of-flight ile bu zaman farkı ölçülebilir ve bu daha doğru hesaplama sayesinde görüntü kalitesi çok daha iyi olarak elde edilir. Gemini TF, performansta büyük bir ilerleme sağlamış ve 2, 3 faktör performansı daha hızlandırmıştır. Az doz kullanılıyor ve zamandan büyük tasarruf sağlanıyor. Görüntü kalitesi işin temeli ve çok önemli. Bu cihazla yakalanan görüntü kalitesi artık eskiden 100 kilo üstü hastalarda görüntüde sıkıntı meydana gelirken şimdi 140 kilo ve üstü hastaları aynı görüntü kalitesi ile çekebiliyoruz. Bu teknoloji öncesinde obez hastalarda görüntü kalitesi yakalanamadığından teşhiste kolaylık sağlanamıyordu. Şimdi obez hastaların da teşhiste eşit hakları var. Başlangıçta teknoloji yeni bir teknoloji olduğu için bu teknolojiye yatırım yapanlar, satın alanlar Philips’e güvendikleri, inandıkları ve teknolojinin en üst teknoloji olduğu ve kavradıkları için bu yatırımı yaptılar. Cihazlar kurulup, sonuçlar alınmaya başlandığında cihaz beklentilerin çok daha üzerinde bir memnuniyet oluşturdu.” PET/CT Gemini TF teknolojisi ile 2 milimetreye kadar lezyonların görüntülenebildiğini ifade eden Dr. Egger, “PET CT cihazları % 90 onkoloji amaçlı kullanılan cihazlardır. Artık çok küçük kanserli lezyonları bile görüntüleme imkânı tanımakta. Bu teknoloji ve bu sistemle 2 milimetreye kadar lezyonları görüntüleyebiliyoruz. Bu sistemde FDG denen bir doz kullanımı söz konusu. Doz % 60 azaltılarak verilmekte. % 40’lık bir doz ile görüntü kalitesi yakalanıyor ve doz azaltmadan dolayı ekonomik bir avantaj sağlanmış oluyor.Amerika’da üretiliyorPhilips’in 2001 yılında Nükleer tıp sektöründe hizmet veren, Adac Laboratuvarları ile Marconi Medikal Sistemleri satın aldığını hatırlatan Dr. Matthias Egger, “Bu iki şirketi satın alan Philips 2003 yılında yeni hızlı kristalleri ile yeni PET/CT tanıtımı ile PET/CT piyasasına girdi. Time-of-flight teknolojisi 25 yıldır üzerinde çalışılan bir teknoloji ama bunu ticari bir ürün olarak piyasaya çıkaran ilk ve tek firma Philips’tir. Hollanda firması olmamıza rağmen PET/CT cihazında üretim yerimiz Amerika’dır. Philips bünyesine katılan Adac ve Marconi’nin imkânlarını kullanıyoruz. Kendisini ve teknolojisini kanıtlamış olan ve Philips bünyesine katılmış olan bu firmaların üretim merkezlerini kullanıyoruz” dedi.Dünya genelinde 40 sistem kullanılıyorGemini TF teknolojisini ilk olarak Mart 2006’da anons ettiklerini belirten Dr. Egger, “İlk sistemi 2006 yılının Haziran ayında transfer ettik. 40 tane sistem şu anda dünya üzerinde klinik kullanımdadır. Ama çok sayıda da sipariş alındı. Önümüzdeki aylarda bu cihazların transferleri gerçekleştirilecek. Gemini TF teknolojisi dünya pazarı tarafından çok iyi karşılanan ve değerlenen bir sistem oldu. Çok büyük bir Pazar payı var. Time-of-flight teknolojisini üreten başka bir firma şu anda yok. Ürün olarak piyasaya sunmuş olan başka firma yok diyebilirim. Türkiye’de ise PET/CT’de belli bir Pazar var. Bu pazarda beraberinde bir potansiyeli oluşturmuş durumda. Biz bu potansiyeli gördük. TF teknolojisini alan Dünyadaki sayılı ülkelerden bir tanesi de Türkiye’dir. Amerikan Hastanesi’nde kullanıma girmiştir. Amerikan Hastanesi de TF teknolojisini kullanarak dünyadaki sayılı merkezler arasında girmiştir. Türkiye’de bu konuda yükselen bir potansiyel var” diye konuştu.
“Üniversiteler ile çalıştık”
Gemini TF teknolojisini çalışırken birçok partnerleri olduğunu anlatan Dr. Matthias Egger, “Üniversiteler ile beraber çalıştık. Bize bu teknolojiyi geliştirirken en büyük desteği sağlayan Amerika’daki Pensilvanya Üniversitesi’dir. Hâlâ da gelişim sürecini devam ettiriyoruz. Başka üniversitelerde oldu ama en büyük desteği Pensilvanya Üniversitesinden aldık. Philips’in fark meydana getirdiği en önemli konulardan biri de Ar-Ge Laboratuvarları’na yaptığı yatırımdır. Dünya üstünde birçok yerinde laboratuvarlarımız var. Özellikle PET için çalıştığımız laboratuvarlarımız Ahen ve Hamburg’dadır. Buralarda ileri uygulamalarda Ar-Ge çalışmalarını gerçekleştirmekteyiz” dedi.
“Gemini TF heyecan verdi”
Dr. Egger sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz bugüne kadarki cihaz teknolojisini, sistem teknolojisini Gemini TF ile en üst noktaya taşıdık. Tabi ki teknoloji gelişmeye devam edecek ama bundan sonraki gelişmeler klinik bazda, teşhise yönelik daha iyi ne yapılabilir yönünde olacaktır. Bütün çalışmalarımız klinik açıdan klinisyenlere daha çok yardımcı olmak yönünde olmaktadır. TF teknolojisinin hayata geçmesi için çalışan insanların, çalışmalarını 25 yıl sonra gerçek bir ürün olarak piyasada olduğunu görmeleri onlar için çok büyük, heyecan verici bir olay. Cihazın klinik sonuçları umut verici. Hastalara getirmiş olduğu faydaları da gözlemliyoruz.” Philips, kardiovasküler sistemler, dijital radyografi sistemleri, ultrason ve görüntüleme sistemlerinin yanı sıra, son olarak da tıbbi bilgi işlem alanında da yeni çözümler üretmeyi hedefliyor.

Get Adobe Flash playerPlugin by wpburn.com wordpress themes